yetkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yetkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2014 Pazartesi

Yöneticinin Yönetimi

Sık sık eğitim programlarının içinde gördüğümüz 'Eğitimcinin Eğitimi' var ya hani, ona benzer bir şekilde 'Yöneticinin Yönetimi' eğitiminin en kısa zamanda konulması gerektiğini düşünüyorum. Bu eğitim kesinlikle yöneticinin yönetsel yetkinliklerini geliştirmek için değil; tamamen çalışanın yöneticisi ile ilişkilerini yönetmesi için gerekli. Bana göre özellikle üst yönetime yakın çalışanların son dönemlerdeki iş hayatı içinde en çok ihtiyaç duydukları yetkinlik: yöneticiyi yönetmek.





Süper fikirleriniz, ilginç yaklaşımlarınız, hiç düşünülmemiş projeleriniz olabilir. Ancak eğer yöneticinize bunları kabul ettiremezseniz bütün çalışmanız daha en başından çöp olmuş demektir. Önce kendisini ikna etmeniz gerektiği için bu eğitimde ' ikna kabiliyeti' geliştirilmeli, kendinizi ve projenizi en iyi şekilde aktarabilmeniz için 'pazarlama teknikleri' eklenmeli, daha sonra bu projeyi aktarırken yöneticinizin uygun ruh halini yakalayabilmeniz için 'temel psikoloji eğitimi' konulmalı. Bunlarla birlikte 'doğru zamanda doğru yerde olmak' başka bir kriter olduğundan işiniz biraz da şansa kalabilir her şeye rağmen. Ama tüm bunlara hak ettiklerini elde edebilmeleri için mutlaka ve mutlaka ihtiyacı olan çalışanlar olduğuna kesinlikle inanıyorum.



Bir bütün olarak hayat ve buna bağlı olarak iş hayatı yeterince yoğun ve karmaşık zaten. Burada bulunma amacımız süreçleri yürütmek ve mümkün olduğunca iyileştirerek ileri taşımak. Karar mekanizması en doğru olanı seçmek için var ancak yine temel kaynağımızın insan olduğunun unutulduğu, verilmesi gereken değer ve önemin verilmediği yönetsel süreçlerin var olduğunu görmek gerçekten üzücü. En azından iş hayatı içinde egolarımızdan arınmalı, esas amaca hizmet etmeliyiz. Ve bu iş akışı içinde kendimizin ve etrafımızdakilerin 'insan' olduğunu unutmamalıyız. Bu ayırımları net olarak yapamayan karar mekanizmalarına da ihtiyaç duydukları gerçek yetkinlikleri kazanmaları için 'liderlik eğitimleri' ve 'koçluk hizmeti' almalarını şiddetle öneriyorum.

Herkese uyum içinde, verimle çalışabildikleri huzurlu bir iş ortamı diliyorum.



11 Mart 2013 Pazartesi

Denek Değilsiniz, Değerlisiniz!

İnsan kaynakları profesyonelleri olarak paylaşımlarımızda daha çok kendi iş akışımızı ilgilendiren konulardan bahsediyoruz. Bu yazımda ise adayların insan kaynakları departmanlarına ve mülakatlara bakış açılarından söz etmek istiyorum.

Almış olduğum geri bildirimlerde özellikle bazı danışmanlık şirketlerinin aday havuzlarını genişletmek adına yapmış oldukları mülakatların ya da bunun sonunda olumlu ya da olumsuz geri dönüş vermemelerinin adayların güvenini azaltmış olduğunu gördüm. Hatta adaylar çıkılmış olan ilanların dahi tamamen sahte olduğunu düşünmeye başlamışlar. Çok hızlı geri dönüş yaparak aday memnuniyetini maksimum seviyede tutan şirketler de mevcut, onları kesinlikle ayrı tutuyorum. Ancak ne yazık ki bahsi geçen danışmanlık şirketleri ve bazı şirketlerin insan kaynakları departmanlarında işe alım yöntemleri olması gibi ilerleyemeyebiliyor. Zamanın azlığı, uygun adaya bir an önce ulaşabilme telaşı ve bir yandan sürdürülmeye çalışılan diğer süreçler buna neden olabiliyor.

Özgeçmiş havuzumuzu zenginleştirmeye çalışırken umutla geri dönüş bekleyen adayları da unutmamamız gerekiyor. Danışmanlık şirketlerine ve insan kaynakları departmanlarına öncelikli tavsiyem, adına çalışmış oldukları şirketlerin de saygınlığını zedelememek adına adaylara en kısa sürede geri dönüş yapmaları olacaktır.

Bir diğer yandan sevgili adayların da olumsuz geri dönüş almalarının yetersiz oldukları anlamına gelmediğini bilmelerini isterim. Şirketler, bir pozisyon açıldığında adayda ne gibi özelliklere ihtiyaç duyduklarını tüm detaylarıyla belirlerler. Ancak ilanlarda duyurabildiklerinin dışında adayın o kurumun yapısına, kültürüne, enerjisine uygun olup olmadığınızı ancak mülakat ile belirleyebilirler. Özgeçmiş üzerinde aranılan pozisyona birebir uygun olduğunu düşünüp mülakat sonunda tamamen tersi kanaate vardığımız birçok görüşme yapmışızdır. Fakat bu durum adayın eksik olmasından ya da yetkin olmamasından değil, kurum içinde bazen belki de sadece sezgilerimizle hissettiğimiz kültürün adayda var olmamasından kaynaklanıyor olabilir.

Her şirketin çalışanlarından beklentileri farklıdır. Kimi disipline, kimi yüksek enerjiye, kimi insan ilişkilerinin gücüne kimi ise belki de adayın tamamen güçlü ve agresif bir kişiliğe sahip olmasına önem veriyor olabilir. Zaten hassas bir kişiliğe sahipseniz ve sözkonusu olan hırsları yüksek bir yönetici pozisyonuysa, siz de o işte mutlu olamazsınız. Bu nedenle olumsuz geri dönüşün aslında sizi olumlu bir başka adıma yönlendiriyor olabileceğini unutmayın ve yolunuza tam bir özgüven ile devam edin. Mutlaka sizin kişilik, yetkinlik ve beklentilerinize uygun bir pozisyon sizi bekliyor olacaktır.

Tüm adayların gönüllerindeki işe sahip olmaları dileğiyle...